Çiğdem Tunç Hair Studio, gönüllere de dokundu

Çiğdem Tunç Hair Studio, Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden biri olan Saadet Gürses'e peruk hediye etti.....
Çiğdem Tunç Hair Studio, gönüllere de dokundu
Yayın: 26 Mart 2026 Magazin Google News

Çiğdem Tunç Hair Studio olarak, bizim için anlamı çok büyük olan özel bir paylaşımı sizinle iletmek istiyoruz. Yeşilçam’ın değerli isimlerinden, güçlü duruşu ve yaşam mücadelesiyle hepimize ilham olan Saadet Gürses Hanım’a peruk hediye ettik. Kendisine, hem günlük yaşamında rahatlıkla kullanabileceği hem de olası set çalışmalarında değerlendirebileceği, iki farklı kullanım amacı düşünülerek özel bir destek sunuldu.

Bu paylaşım bizim için yalnızca bir hediye verme hikâyesi değil; kadınların en hassas ve en zor süreçlerinde yanlarında olabilmenin, onlara hem psikolojik hem de estetik anlamda güç verebilmenin bir yansımasıdır.

Bu vesileyle bir sosyal sorumluluk adımı da atıyoruz;

Doktor raporunu ibraz eden ve kemoterapi tedavisi gören tüm kadınlara ürünlerimizde özel indirim uygulayacağız. Amacımız yalnızca saç değil; moral, özgüven ve yeniden iyi hissetme duygusuna da dokunabilmek.

ÇİĞDEM TUNÇ KİMDİR VE NELER YAPAR?

Güzellik, özgüven ve kadın dayanışması üzerine 15 yıllık tecrübesi, kendi üretim atölyesi ve kadınlara dokunan hikâyeleriyle Çiğdem Tunç Hair Studio, peruk sektöründe yalnızca estetik değil; umut ve özgüven üretiyor. Markanın kurucusu Çiğdem Tunç ile saçtan fazlasını konuştuk.

“Ben saçla ve kadın enerjisiyle doğmuş gibiyim.”

Çiğdem Hanım, sizi ve markanızı biraz tanıyabilir miyiz? Bu yolculuk nasıl başladı? Ben saçla, güzellikle ve kadın enerjisiyle doğmuş gibiyim. Yaklaşık 15 yıl önce bu sektöre adım atarken tek bir hedefim vardı: Her kadının aynaya baktığında kendini yeniden güçlü, güzel ve özgüvenli hissetmesi. Bugün Çiğdem Tunç Hair Studio, Türkiye’nin en bilinen ve güvenilen peruk markalarından biri haline geldiyse bunun arkasında çok büyük bir emek, sevgi ve kadın dayanışması var.

Aynadaki gülümseme en büyük motivasyonum.

Bu 15 yıllık süreçte sizi en çok besleyen ve en çok zorlayan şeyler neler oldu? Beni en çok besleyen şey, kadınların aynaya bakıp yeniden gülümsediğini görmek. En zorlayan nokta ise perukla ilgili toplumda hâlâ var olan önyargılar. Peruk çoğu zaman yapaylıkla anılıyor ama aslında bu bir iyileşme, kendini yeniden bulma süreci. Her dönüşüm hikâyesi bana güç veriyor.

Kendi atölyesinde üretim: Kalitenin anahtarı.

Kendi atölyenizde üretim yapmanız size ne kazandırıyor? Kendi atölyemizde üretim yapmak bize tam kontrol sağlıyor. Renk tonundan dikiş sıklığına, saçın kalitesinden iç yapısına kadar her detayı birebir takip ediyorum. Bu da hem kalite standardımızı korumamızı hem de müşteriye özel tasarımlarda kusursuz sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.

Alopesi ve kanser gibi zorlu süreçlerden geçen kadınlara özel hizmetleriniz var. Bu hizmetlerin anlamı sizin için ne?

Kesinlikle saçtan fazlasını sunuyoruz. Buraya gelen kadınlar benim için sadece müşteri değil, birer kahraman. Onlara özgüven, moral ve yeniden doğuş hissi veriyoruz. Kadın dayanışmasının en gerçek hâlini burada yaşıyoruz.

Kişiye özel peruk tasarım süreciniz nasıl ilerliyor?

Her şey detaylı bir danışmanlıkla başlıyor. Yüz hattı, cilt tonu, yaşam tarzı ve en önemlisi duygusal durum benim için çok belirleyici. Ardından saç tipi, yoğunluk ve renk analizini yapıyoruz. Ortaya çıkan her peruk, sahibinin enerjisini taşıyan özel bir tasarım oluyor.

Ünlü isimlerin tercihi olmak güveni artırıyor.

Birçok tanınmış ismin sizi tercih etmesi markayı nasıl etkiledi?

Seda Sayan, Safiye Soyman, Bircan Bali gibi isimlerin bizi tercih etmesi markamızın görünürlüğünü ve güvenilirliğini artırdı. Ancak benim için her kadın bir yıldız. Ünlü ya da değil, her müşterimi aynı özenle ağırlıyorum.

Nişantaşı’ndaki iki şubenizden ve müşteri kitlenizden bahseder misiniz?

Nişantaşı benim için sadece bir semt değil, bir duruş; zarafetin, özgüvenin ve modern kadının sembolü. Müşteri kitlemiz; sanat dünyasından isimlerden, saç kaybı yaşayan ve doğal çözümler arayan kadınlara kadar oldukça geniş.

Başarınızı sürdürülebilir kılmak için nasıl bir ekip anlayışıyla çalışıyorsunuz?

Ekip arkadaşlarımı çalışan değil, ailem olarak görüyorum. Empati gücü yüksek, işini kalpten yapan bir ekibiz. Çünkü biz sadece saç değil, insanların hikâyelerini de emanet alıyoruz.

Peruk kullanımına dair önyargılarla nasıl mücadele ediyorsunuz?

Sosyal medya, canlı yayınlar ve televizyon programlarıyla kadınlara ilham vermeye çalışıyorum. “Peruk gizlenmesi gereken bir şey değil; aksine kendine verdiğin değerin göstergesidir” mesajını her fırsatta vurguluyorum.

Sizi en çok etkileyen müşteri hikâyesi hangisiydi?

Kemoterapi sürecinde olan bir müşterim vardı. İlk geldiğinde gözleri doluydu. Peruğunu taktığında aynaya baktı ve “Beni kendimle yeniden tanıştırdınız” dedi. Bu cümle benim için her şeyin özeti.

Kadın girişimci olarak sektörde var olmanın artıları ve eksileri neler?

Zorluklar var; önyargılar, riskler, kalıplar… Ama kadın olmanın getirdiği sezgi, detaycılık ve duygusal zeka büyük bir avantaj. Tüm kadınlara tavsiyem: Kimsenin onlara çizdiği sınırları kabul etmesinler. Kendi ışıklarını yakmaktan korkmasınlar. Çünkü istersek her şeyi başarırız.

Yaklaşık 16 yıldır bu alanda çalışıyorsunuz. Hangi tür saç problemleriyle ilgileniyorsunuz?

Kadınların en çok yaşadığı saç problemlerine çözümler sunuyorum. Saç dökülmesi, kanser hastalarına yönelik peruklar, alopesi, saç kopması ve benzeri tüm saç sorunlarıyla ilgileniyoruz. Amacımız, kişilerin tamamen kendi saçları gibi kullanabileceği özel ürünler üretmek ve bu sorunlara kalıcı çözümler sunmak.

Peruk üretiminde kullanılan malzemeler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Tüm ürünlerimiz gerçek insan saçından üretiliyor ve tıpkı doğal saç derisi gibi görünüyor. Bu sayede müşterilerimize en doğal ve konforlu deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Üretimimizi Halkalı’daki atölyemizde gerçekleştiriyoruz; satış ve stüdyo hizmetlerimizi ise Nişantaşı’ndaki mekanımızda sunuyoruz.

Peruklarınızı kimler tercih ediyor?

Evet, peruklarımız sanat camiasından da birçok ünlü isim tarafından tercih ediliyor. Seda Sayan, Safiye Soyman, Ajda Pekkan, Semiramis Pekkan, Bülent Ersoy, Funda Arar, Gülben Ergen, Mine Koşan, Maral ve daha birçok sanatçı ürünlerimizi kullanıyor. Bu ürünler, sanatçılar için özel olarak tasarlanıyor ve sahne performanslarında en iyi görünümü elde etmelerine yardımcı oluyor.

Perukların üretim süreci hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?

Elbette. Üretimde verilen ölçülere, yoğunluğa ve istenen boya türüne göre çalışıyoruz. Müşterilerimizin hayal ettikleri saçları yaratmak için detaylı bir analiz yapıyoruz. Sloganımız olan “Hayalindeki ve Havalı Saçlara Kavuşun” felsefesini her işimize yansıtıyoruz.

Saç problemleri yaşayan hastalar için özel neler yapıyorsunuz?

Kemoterapi sonrası saç dökülmesi gibi durumlarda kadınlar için özel peruklar tasarlıyoruz. Bu peruklar, hem kişinin kendini daha iyi hissetmesi hem de sosyal yaşamda moral bulması için büyük önem taşıyor. Saç, kadınların kendini ifade etme biçimlerinden biridir ve biz bu süreçte onlara destek olmaktan gurur duyuyoruz.